Geçmiş zaman olur ki
14 Şubat 2020

Geçmiş zaman olur ki

Geçmiş zaman olur ki dediğimizde teyp kasetlerinin hayatımıza girdiği yıllar gelir aklıma. Her şey doğal olduğu yıllardı. Aşkların, meyvenin, sebzenin ve hatta insanların bile. Cep telefonları olmadığı için arkadaşlarla buluşmakta çok zordu , evde telefon varsa arayıp şu kafeye gidiyorum diyebiliyorsunuz arkadaşınıza. Tek iletişim bu yani 🙂 Allahtan herkesin takıldığı bir kafe veya bilardo salonu olduğu için orada arkadaşlarını görmen mümkün oluyordu. Komşuluk ilişkilerimiz en üst seviyedeydi, hatta bir kaç mahalleyi tanırdık.

Gecenin dördünde hastahane kuyruğuna gitmek için kalkar, kalkmışken de teheccüd namazı kılardık..!!!
Su almak için tanker beklerken komşuluk ilişkilerimiz gelişirdi..!!!
Bolu Dağı’nı her geçişimizde “İnşirah” okurduk yolda kalmayalım diye..!!!
Çocuğumuza kitap bulmak için tanıdıklarımızı ziyaret eder, hava kirliliğinden korunmak için maske takıp mikroplara çelme atardık..!!!
SSK’nın ödemediği ilaçları bulmak için eşten – dosttan artık ilaç ister, bu vesile ile onlarla sık sık görüşürdük..!!!
Ne güzel tebeşir tozlarımız vardı bizim, soludukça hapşırır, hapşırdıkça 70 kişilik sınıf birden “çok yaşa” diye dua ederdi bize..!!!
Yollarımız uzun uzun uzardı ve biz bir yerden bir yere giderken yolda kalır, Anadolu’yu daha yakından tanırdık..!!!
Aynı banka elli kere batırılır, mudiler banka protestosu sırasında bi güzel tanışır, kaynaşır, hatta evlenirdi bile..!!!

Emeklilerimiz maaş kuyruğunda saatlerce bekler, fırsattan istifade akranlarıyla sosyalleşirdi..!!!
Bu arada kalp krizi filan geçirirlerdi ama olsundu, olurdu o kadarcık da kusur..!!!
Hiçbir dini özgürlüğe izin verilmez, gençler pozitif bilime yönlendirilirdi..!!!
Şimdiki muhteşem bilim adamları, astronotlar heeeeep o dönemin eseridir..!!!
Otobüslerle seyahat eder, uçaklara asla tenezzül etmezdik..!!!
Zira bir saatlik yolu on beş saatte gitmenin tadı başkaydı..!!!